Türkleri yenmenin yolu: Kare top
Yazan: nsohbetcom 23 Haziran 2008
Türkiye’nin Hırvatistan’ı eleyip yarı finalde Almanya ile eşleşmesi Almanları korkuttu.
TÜRKİYE’nin Avrupa Şampiyonası’nda yarattığı ’Çılgın Türkler’ efsanesi, yarı finalde rakibimiz olan Almanya’da futbolseverlerin bir numaralı gündem konusu. Almanya çapında internetteki ’chat (sohbet)’ siteleri, “Çılgın Türkler’e karşı maç nasıl kazanılır?” sorusu ve verilen absürd cevaplarla dolu. İşte çeşitli internet siteleri ve chat odalarında geçen ’Çılgın Türkler’ geyiğinden bazı örnekler:
Türklere karşı kazanmak isteyen takım kesinlikle ilk golü atmamalı.
Türkiye’ye rakip olan takım öne geçerse, gol sonrası Türk takımının santra yapmasına vakit kalmamalı.
Türkiye maçlarında oyun süresi 90 dakika olmamalı.
Hakemlerin kollarındaki dışında, tüm statta saatler kaldırılmalı. Antrenör, teknik heyet ve seyircilere maç süresince saat kullanma yasağı konmalı.
UEFA kural değişikliğine giderek, bir takımın iki golü arasında en az bir dakika geçmesi gerektiğine dair yeni bir kural uygulamalı.
A, N ve S’ye özel yasak
Üç değişiklik hakkını kullanmış takımların kalecilerinin kırmızı kart görmesi halinde başka bir oyuncuyu kaleye koyması yasaklanmalı.
Adı ’A’, ’N’ veya ’S’ (Arda, Nihat ve Semih’i kastediyorlar) ile başlayan Türk futbolculara, maçın son dakikasında rakip ceza alana girme yasağı konmalı.
Türk takımının kalesi elastik direklerden yapılmalı.
Statlara Türk seyirci alınmamalı.
Türkiye UEFA’dan çıkarılıp, başka bir kıtanın futbol federasyonuna dahil edilmeli.
Maçın son iki dakikasında Türkiye’ye karşı oynayan takım en az 2-0 önde ise, yuvarlak değil, kare şeklindeki bir top ile oynama kuralı getirilmeli.
Türklerin hepsi Che Guevara gibi
AYNI şekilde, Alman internet sitelerinde, Türkiye’nin neden bu kadar başarılı olduğuna dair geyikler de var. Bunların bir kaç örneği de şöyle:
Türk futbolcuların hepsi solcu. Efsane devrimci Che Guevara’nın “Gerçekci olalım, imkansızı isteyelim” prensibini ilke edinmişler.
Futbolda gol yemeden, gol atmanın mümkün olduğuna inanmıyorlar.
Ayaklarıyla değil kalpleriyle oynuyorlar.
Maç boyunca oynamadıkları için, son dakikalarda rakiplerine göre çok daha enerjili ve dinamik oluyorlar.
“Avrupa’ya dahil değilsiniz” diyen siyasetçilere Avrupa kupasını alarak cevap vermek istiyorlar.
Hiç bir futbolcularının sabit pozisyonu yok. Hepsi heryerde oynabiliyor; hatta santrforu kaleye geçebiliyor. (Kırmızı kart gören Volkan yerine Tuncay’ın geçmesini kastediyorlar.)

Blade demiş
Onlar istedikleri plânı yapsınlar.Naslısa son dakilarda öne geçme gibi bir yeteneğimiz var, diğer bir özelliğimizde son saniyede beraberliği yakalama.:)